Kamu görevlileri, yıllardır yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve her geçen gün ağırlaşan ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Buna rağmen kamu çalışanlarının haklı talepleri görmezden gelinmekte, maaş düzenlemeleri ise kalıcı çözümler yerine geçici ve yetersiz artışlarla geçiştirilmektedir. Bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Temmuz ayında yapılacak maaş düzenlemesi, yalnızca enflasyon farkı ve kabul etmediğimiz toplu sözleşme artışından ibaret olamaz. Kamu çalışanlarının yıllardır biriken gelir kayıplarını telafi etmeyen, alım gücünü artırmayan ve ücret adaletini sağlamayan hiçbir düzenleme çözüm değildir. Büro Memur-Sen olarak bu anlayışı kabul etmedik; kamu görevlilerimizin hakkını savunmak adına yasal çerçevede her türlü demokratik eylem ve mücadeleyi kararlılıkla ortaya koyduk, bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Artık mevcut ücret politikalarıyla kamu çalışanlarının geçim sıkıntısını çözmek mümkün değildir. Enflasyon farkının altı ay geriden gelerek ödenmesi, kamu görevlilerinin her ay daha fazla yoksullaşmasına neden olmaktadır. Altı ay boyunca yaşanan alım gücü kaybı sonradan ödenen enflasyon farkıyla telafi edilememektedir. Bu adaletsiz uygulamaya son verilmelidir. Enflasyon farkı altı ay sonra değil, Eşel Mobil Sistemi hayata geçirilerek her ay maaşlara yansıtılmalıdır. Kamu çalışanının maaşı enflasyonun gerisinden değil, enflasyonla eş zamanlı olarak korunmalıdır.
Buradan hükümete açık ve net çağrımızdır: Seyyanen iyileştirme, refah payı ve Eşel Mobil Sistemi’ni içermeyen hiçbir maaş düzenlemesi kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamayacak, çalışma barışına katkı sunmayacak ve vicdanlarda karşılık bulmayacaktır. Milyonlarca kamu görevlisini her geçen gün yoksullaştıran, emeğini enflasyona ezdiren anlayıştan derhal vazgeçilmelidir. Kamu çalışanlarının sabrını daha fazla sınamaya kimsenin hakkı yoktur.
Devletine sadakatle hizmet eden, milleti için gece gündüz fedakârca çalışan kamu görevlileri ekonomik yükün altında ezilmeyi değil, emeğinin karşılığını istemektedir. Kamu çalışanları sadaka değil hakkını; lütuf değil adalet istemektedir. Bu talep bir ayrıcalık değil, Anayasa’nın güvence altına aldığı sosyal devlet ilkesinin ve kazanılmış hakların gereğidir.
Büro Memur-Sen olarak kamu görevlilerimizin hakkını yalnızca masada değil, meydanlarda da sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Ücret adaletsizliği ortadan kalkıncaya, alım gücü yeniden tesis edilinceye, seyyanen iyileştirme ve refah payı hayata geçirilinceye, Eşel Mobil Sistemi uygulanıncaya ve kamu çalışanları insanca yaşayabilecek bir ücret seviyesine ulaşıncaya kadar mücadelemizden asla geri adım atmayacağız.
Alın terimizin karşılığını eksiksiz alana kadar susmayacağız, geri adım atmayacağız ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kamu çalışanlarının haklı talepleri karşılanıncaya kadar her türlü demokratik ve yasal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

















