AÇIKLANAN ENFLASYON İLE ÇARŞI-PAZARDAKİ ENFLASYON TUTMUYOR! KAMU ÇALIŞANINA REFAH PAYI VE EŞEL MOBİL SİSTEMİ ARTIK ZORUNLULUKTUR!
Bugün açıklanan Haziran ayı enflasyon verisiyle birlikte gözler milyonlarca emekli ve memurun alacağı zamma çevrilmiştir. Enflasyon aylık bazda yüzde 0,99, yıllık bazda ise yüzde 32,11 olarak kaydedilmiştir. Memur ve memur emeklisi ile SSK ve Bağ-Kur emeklisinin maaş ve aylıklarını şekillendirecek altı aylık enflasyon farkı yüzde 6,09 olarak hesaplanmış, memur ve memur emeklileri bu farka ek olarak yüzde 7 oranında toplu sözleşme zammı almaya hak kazanmıştır. Böylece memur maaşları için Temmuz ayı toplam artış oranı yüzde 13,52, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için ise yüzde 17,76 olarak kesinleşmiştir.
Buna göre 56.558 TL olan en düşük memur maaşı 64.441 TL'ye, 27.772 TL seviyesindeki en düşük memur emeklisi aylığı 31.527 TL'ye yükselmektedir. 20.000 TL olan en düşük emekli maaşı ise 23.552 TL'ye çıkmaktadır.
Ancak açıklanan bu resmi oranlar, ne çarşı-pazardaki gerçek fiyat hareketleriyle ne de sabit gelirlinin mutfağındaki yangınla uyuşmaktadır. Yaz mevsiminin getirdiği dönemsel etkiler gerekçe gösterilse dahi, yüksek konut kiraları ve temel yaşam maliyetleri ortadayken, ilan edilen rakamlar sahadaki gerçek hayat pahalılığını perdelemeden öteye geçememektedir.
Açıkça ve bir kez daha vurguluyoruz: Temmuz ayında yapılacak maaş düzenlemesi, yalnızca enflasyon farkından ve kabul etmediğimiz yetersiz artışlardan ibaret olamaz. Enflasyon farkı bir zam değildir; kamu görevlilerimize Eşel Mobil Sistemi kullanılmaması sebebiyle, 6 ayda cebinden çıkan net 36.286 TL'dir. Bu adaletsiz uygulamaya derhal son verilmelidir.
Büro Memur-Sen olarak çözüm önerimizi ve kararlı duruşumuzu net şekilde ortaya koyuyoruz: Kamu çalışanının maaşı enflasyonun gerisinden gelmemeli, enflasyonla eş zamanlı korunmalıdır. Bunun tek yolu, Eşel Mobil Sistemi'nin hayata geçirilmesi ve enflasyon farkının altı ayda bir değil, her ay maaşlara anlık yansıtılmasıdır. Bununla birlikte, kamu çalışanları arasındaki ücret makasını kapatacak Seyyanen İyileştirmeler ve ekonomik büyümeden pay almamızı sağlayacak Refah Payı uygulaması artık kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu adımlar atılmadan yapılacak hiçbir düzenleme kamu vicdanını rahatlatamaz, çalışma barışına katkı sunamaz.
Devletine sadakatle hizmet eden, milleti için gece gündüz fedakârca çalışan kamu görevlileri, ekonomik yükün altında ezilmeyi değil emeğinin karşılığını istemektedir. Kamu çalışanları sadaka değil hakkını, lütuf değil adaleti beklemektedir. Ücret adaletsizliği ortadan kalkıncaya, alım gücü yeniden tesis edilinceye, seyyanen iyileştirme ve refah payı hayata geçirilinceye kadar hem masada hem meydanda mücadelemizden geri adım atmayacağız. Haklı taleplerimiz karşılanıncaya kadar her türlü demokratik ve yasal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.
















