DUYURULAR

TURAN ÇETİNKAYA

Lider Türkiye’ye Doğru

15 Temmuz’dan 16 Nisan’a doğru hızla ilerleyen bir sürecin canlı şahitleri olarak Yeni Türkiye’nin ideallerine ve mefkûresine canu gönülden inanıyoruz ve canımız pahasına da olsa bu güzelim ülkenin yanındayız.  Globalleşen dünyada yüzyıl önce alınan kararların ve çizilen kültürel hinterlandın artık bize dar geldiğini ve bu darlıktan, bu yeknesaklıktan, bu kabuğuna çekilme ürkekliğinden bir an önce sıyrılıp takdir edilen enerji ve potansiyelimizle buluşarak tekrar şaha kalkmamız gerektiğine inanıyoruz.  Üç kıtada, otuz yedi milleti altı yüz sene şanla şerefle idare ve ikame eden/edebilen bir mirasın sahiplerine de ancak ve ancak bu yakışır.
        

Onun için önemli tarihi/hayati günlerden geçtiğimizin bilincinde olarak sözlerimize, adımlarımıza daha ziyade dikkat ediyor, kucaklayıcı, sevgi ve fütuhat dolu bir azimle hareket alanımızı dikenlerden ziyade güllerle donatarak ilerliyoruz. 16 Nisan bu açıdan önemlidir. “Evetçiler, Hayırcılar ve Kararsızlar” arasında sıkışıp kalan bir Türkiye’nin geleceğini oylama sabahıdır 16 Nisan. Kuzeyden güneye; doğudan batıya adım adım dolaştığımız memleketimizin insanlarının yüzlerinde bu kabuğundan sıyrılma arzusunu okumak bizi mutlu ediyor ve önümüzdeki Yeni Türkiye fotoğrafına olan güvenimiz kat kat artıyor. 
 

Bizler, Selçuklu ve Osmanlı çizgisinden devralınan bir mirasın Kemalist devrimle inkıtaa uğratılamayacağını savunuyor ve bin yıllık tarihimizi yüzyıla indiren ufuksuz birkaç maceraperestin artık kenara çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Demokrasiyi ve Cumhuriyeti emelleri uğruna dizayn eden, “egemenlik halkındır” düsturunu kurumlara bağlayan ve korunması gereken beş ana sabitemizle habire oynayan grühun tahakküm zincirlerinin kırılması ve halkın-cumhurun- görevi devralması gereğine inanıyoruz. Nedir beş ana sabitemiz:
            1-Canın korunması 
            2-Aklın Korunması 
            3-Dinin korunması 
            4-Neslin korunması 
            5-Malın korunması

        

Kemalist devrim bu beş maddeyi koruma altına alamadı ve bu ülkede günden güne kaosun, anarşinin, terörün prim yapmasına zemin sağlandı. Devlet-millet kaynaşması, ümmet birlikteliği, hizmet kalitesi, nitelikli iş gücünün sağlanması ve barışın tesis edilmesi gibi hayati konular hep yara aldı ve biz bunları 2002 AK PARTİ iktidarıyla birlikte gelen hizmetlerle daha net olarak görebildik. Yüzyılımızı heba eden bu şarlatan ve hizmetten anlamayan bürokrasiden, köhnemiş siyasal oluşumlardan, ben merkezli faşizan ve ayrılıkçı anlayışlardan usandık. Biz usandık ama onlarda vazgeçmiyor. Çift taraflı kıyasıya bir mücadele devam ediyor.
        

Osmanlıyı parçalayanlar, Ümmetin halifesini yersiz yurtsuz bırakanlar, âlemi İslam’ın haremine bıçak saplayanlar yeniden sahnede ve yeniden içerideki ve dışarıdaki maşalarıyla bize nizamat vermeye çalışıyorlar. Ama biz artık uyandık ve bu Siyonist uşaklarının oyunlarına gelecek değiliz. Bizi yeniden vuramayacaklar, yeniden esir alamayacaklar özgürlüğümüzü.
        

Bugün “parlamenter sistem”den yana olduklarını iddia edenlerin tezviratlarına sakın inanmayınız. Onların böyle bir dertleri yoktur, hiçbir zaman da olmadı. Öyle olsaydı her on senede bir darbelerle, halk tarafından seçilmiş meşru hükümetleri alaşağı etmezlerdi, edemezlerdi. Demokrasiye, parlamanter sisteme inanan bir insan kendilerine oy vermediler diye halka aptal ya da bidon kafalı der mi? “Mesele ağaç meselesi falan değildir” herzeleri hala kulaklarımızda, unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız! Onun için meselenizin parlamenter sistem meselesi olmadığına adımız kadar eminiz! Bütün mesele imanla inkârın; ilimle cehaletin; hakla batılın; aydınlıkla karanlığın mücadelesidir. Ve bu mücadeleyi FETÖPKK, DAİŞE ve onları kullanan ağababalarına rağmen Hakkın, haklının ve halkın yanında olanlar kazanacaktır. Ne diyordu Allah ayet-i kerimesinde: “Onlara Allah'ın indirdiğine uyun denildiği vakit onlar atalarımızı neyin üzerinde bulduksa ona uyarız dediler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve de doğruyu seçemez kimseler iseler?” (Bakara-170).
        

16 Nisan, Allah’ı savunanlarla, Atalarının bıraktıklarını savunanların müsabakası olacaktır. Kusura bakmayınız Yeni Türkiye, artık yüzyıl önceki Türkiye değildir. 15 Temmuz’da akıtılan kan bunun en güzel ispatıdır. Ve bu Yeni Türkiye, sadece bizim değil bütün dünyanın kaderini değiştirecek ve tüm Türk ve İslam dünyasının koruyucu meleği haline gelecektir. Bu yeni Türkiye’nin kurucu lideri Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a, Devlet Bahçeli kardeşimize, gönüldaşlarına ve tüm dava arkadaşlarına selam olsun. Allah milli birliğimize ve dirliğimize zeval vermesin. Milletimizi tüm çukurlardan, çukur adamlardan ve çukur siyasetçilerden korusun. Sözlerimi sendikamızın kurucusu şair, düşünür ve halk adamı M. Akif İnan’ın mısralarıyla sonlandırırken 16 Nisan’da EVET kararıyla Yeni bir Türkiye’ye uyanmanın aşkıyla esen kalın.
 
Zaman kelebeği değip de geçer
Bir nefeslik vaktin can yaprağına!
Büyük rüyalarla geçmişse ömür
Hiç yanmam ölümün her çeşidine.
 
Umut bir tohumsa kefen zarında
Gün olur fışkırır bir orman olur.
Bulutlar içimin parçalarıdır,
Yüreğim yağmurdan haber getirir.
 
Ey aklımın kalbi, artık genişle
Birazdan kar örter şehrin üstünü!
 

 

 
TURAN ÇETİNKAYA DİĞER YAZILARI

ANASAYFA | TARİHÇE | YÖNETİM KURULU | TEŞKİLATLARIMIZ | TÜZÜK | ŞUBELERDEN HABERLER | İLETİŞİM | ŞUBE PANELİ | YÖNETİCİ PANELİ

Mebusevleri Mah. İller Sok. No: 13 Tandoğan/ANKARA
Tel : 0 (312) 230 11 39-42 | Fax : 0 (312) 230 11 45
buromemursen@hotmail.com | www.buromemursen.org.tr

2015 © Büro Memur-Sen Resmi Web Sitesi Her Hakkı Saklıdır.
Analiz Ajans